| |
HERSİGORTA.com
Risk varsa Sigorta
kaçınılmazdır ... |
Sigortanın İşleyişi?
Sigorta aslında benzer şekilde riskleri
bulunan kişilerin ki bu kişiler sigortalılar olarak adlanrılır yani
sigortalıların maddi güçlerini birleştirmesi ve yardımlaşmasıdır.
Sigorta şirketleri bu insanların birbirleriyle bağlantı kurarak
gerçekleşen zararlarının gidermesini organize eder.
Aynı riski bulunan kişiler bir araya gelerek risklerini
karşıladıklarında kişi başına düşen ödeme miktarı epeyce
ufaldığından büyük bir risk bile karşılanabilir.
Sigortalılar bir Sigorta Şirketi ne prim adı verilen ücreti öderler.
Sigorta önceden bilinmez ve maddi zararlarla sonuçlanacak olaylar
için yapılır. Ne zaman gerçekleşeceği bilinen bir olay için sigorta
yapılamaz.
Sigortanın başlangıcı için sigorta şirketi ve sigortalı ile bir
sigorta sözleşmesi yapılır. Bu sözleşmeye Poliçe adı verilmektedir.
Poliçe sigortanın başladığını ve kapsadığı koşulları içeren bir
belgedir. Poliçe üzerinde sigorta yapan şirketin ünvanı, adresi,
sigortalının adı, riskler ile ilgili bilgi, prim, sigorta
bitiş-başlangıç vs. bilgiler yer almaktadır.
Sigortaya dahil bir riskin gerçekleştiği haline hasar denir. Hasar
gerçekleştiğinde sigortalı sigorta şirketine ulaşarak ihbarda
bulunur ve sigorta şirketi bağımsız olan bir eksper ile inceleme
yaptırır. Eksper in incelemesi doğrultusunda eksper bir rapor
hazırlar ve bu rapor sigorta şirketine gider. Sigorta şirketi eksper
raporunu inceler ve sigorta teminatı içindeki zararı tazmin eder
yani sigortalı kişiye tazminat öder. Can sigortalarında ve fiziksel
zararlarda ise tazminat, aktüer adı verilen uzmanların yaptığı
aktüerya hesaplarının sonucuna göre tazmin edilir.
-
Eğer bir hasar üçüncü bir kişinin hatası
sonucu oluşmuşsa ve sigortalının o kişiden tazminat talep etme hakkı
veya daha başka hakları doğduysa, halefiyet denilen hukuki ilke
uyarınca bu haklar ödediği hasar oranında sigorta şirketine geçer.
Sigorta şirketinin bu hakkını kullanarak kusurlu taraftan tazminat
talep etmesine rücu adı verilir. Örneğin, A ve B araçlarının
karıştığı bir kazada, B aracı hatalı ise, A'nın sigortacısı önce
A'ya tazminat öder, daha sonra, ödediği tazminatı B'den talep
edebilir.
Sigorta şirketleri önce bu haklarını kusurlu kişilerle anlaşarak (sulhen)
kullanmayı denerler. Sulhen giderilemeyen sorunların çözümü için
mahkeme yoluna gidilir. Çağdaş sigorta şirketlerinde rücu ve hukuk
işlerinde uzmanlaşmış bölümler vardır.
Deprem gibi büyük felaketler sonucu ödenen hasarların sigorta
şirketlerinin mali güçlerini aşan tutarlara ulaşması nedeniyle,
sigortacılar da kendi üstlendikleri riskleri sigortalarlar. Bu
yeniden sigortalama işlemine reasürans denir. Reasürans konusunda
çalışan şirketlere reasürör adı verilir. Reasürörler, verdikleri
teminat karşılığında sigorta şirketlerinden prim alırlar. Reasürans,
uluslararası bir iştir. Bir sigorta şirketi, risklerini pek çok
reasüröre devredebilir. Böylece, deprem gibi doğal felaket
boyutlarındaki riskler bile dünya çapında pek çok şirkete dağılarak
ödenebilir hale gelir. Bu durumun bir yansıması olarak, dünyanın
herhangi bir yerinde meydana gelen bir felaket, tüm sigorta
piyasasını etkiler. Örneğin, ABD'de meydana gelen 11 Eylül
Saldırıları sonucunda, Türkiye'deki sigorta primleri de (Dünya
çapında olduğu gibi) arttı.
Artan rekabet sonucu, çağdaş sigorta şirketleri müşterilerine
tazminat ödeyerek yardımcı olmanın dışında sayısı giderek artan bazı
yardım hizmetleri, örneğin yolda kalan araçlar için çekici, bozulan
musluklar için tesisatçı temini gibi ek hizmetler vermektedir.
Sigorta şirketleri çoğu ülkede (ve Türkiye'de) hayat ve hayat dışı
branşlarda çalışan şirketler olarak ikiye ayrılır.
Türkiye'de sigortacılık Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel
Müdürlüğü tarafından düzenlenmekte ve denetlenmektedir.
|